Ergenlerde çeteleşme ve öfke problemleri
- Tülay CEYHAN

- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur
Son zamanlarda ergenlerde gördüğümüz davranışların sebebi nedir?
Ergen yaşlarda olan ebeveynlerin son zamanlarda en büyük şikayeti; ergenlerin davranışlarında,
isteklerindeki değişikler, depresif olmaları, isyankarı,-aşırı- öfkeli ve sinirli olmaları gibi bir çok durumlar. Peki ne oldu çocuğumuzda bunları görüyoruz.
Bir davranış sorunu mu, yoksa bir yardım çığlığı mı?
1.

Türkiye’de ergen çeteleşmesi çoğu zaman yalnızca “suça eğilim” olarak okunur. Oysa ergen psikolojisi açısından çeteleşme çoğunlukla aidiyet açlığının bir sonucudur.
Peki neden?
Ergen için en hayati psikolojik ihtiyaçlardan biri: “Bir yere ait olmak ve değerli hissetmek”
Eğer bu ihtiyaç; aile içinde, okul ortamında, sağlıklı akran ilişkilerinde
karşılanamıyorsa, ergen alternatif aidiyet alanları arar.
Çetenin burada ergene “yalnız olmadığı” duygusunu, güçlü olma hissini, korunma ve arkasında birilerinin olduğu algısı ve kimlik ve statü (“Biz” duygusunu) vererek onu içeri çekmesini sağlar.
Bu nedenlerden dolayı, çoğu zaman suçtan çok kimlik inşasıyla ilgilidir bu durum.
2. TÜRKİYE’YE ÖZGÜ SOSYO-EKONOMİK GERÇEKLİK ve çeteleşme
Türkiye’de son yıllarda; ekonomik belirsizlik, gelecek kaygısı, eğitimle “yukarı çıkma” inancının zayıflaması ergenlerde bazı duygularda beslenme olduğu gözlemleniyor.
“Ne yaparsam yapayım bir şey değişmeyecek.”
Bu öğrenilmiş çaresizlik, ergenin:
Kurallara karşı öfke duymasına
Sistemi düşman gibi algılamasına
“Kendi adaletini kendi sağlama” düşüncesine
zemin hazırlar.
Çeteleşme burada bir direniş dili hâline gelir.
3. AİLE İÇİ DUYGUSAL BOŞLUK VE ÖFKE/
Çeteleşme ve öfke problemleri
Türkiye’de birçok aile, niyet olarak iyi, duygusal olarak yorgun ve iletişim açısından kopuk durumdadır.
Peki ergen ne yaşar?
Dinlenmediğini hisseder
Sürekli eleştirilir
Duyguları küçümsenir (“Abartıyorsun”, “Bizim zamanımızda…”)
Bu bastırılmış duygular öfkeye dönüşür.
Bastırılan öfke yok olmaz;1.Ya içe (depresyon)2.Ya dışa (saldırganlık) yönelir.
İşte bu noktada çete, bu öfkenin meşrulaştığı bir alan sunar.
4. ÖFKE PROBLEMİ: “KÖTÜLÜK” DEĞİL, DUYGU YÖNETEMEME
Ergenlerde görülen yoğun öfke: Beyin gelişiminin tamamlanmamış olması, duygu düzenleme becerilerinin henüz gelişmemesi ve model alınan yetişkin öfkesinin içselleştirilmesi nedeniyle ortaya çıkar.
Türkiye’de: Öfkenin ifade edilmesine izin verilmez ancak öfke davranışla ortaya çıktığında cezalandırılır.
Bu çelişki şunu öğretir:
“Konuşarak çözülmez, güç kullanılır.”
5. DİJİTAL KÜLTÜR VE ŞİDDETİN NORMALLEŞMESİ
Sosyal medya ve dijital içerikler: Gücü, sertliği, korku salmayı
“saygınlık” ile eşleştiriyor.
Ergen bu durumda şiddet içeren videoları tekrar tekrar izliyor, suçun görünürlük kazandığını görüyor ve “Korkulan kişi olmak” fikrini içselleştiriyor.
Bu da:
Öfkenin dışavurumunu artırıyor
Grup halinde hareket etme isteğini güçlendiriyor
6. OKUL VE SİSTEMSEL YETERSİZLİKLER
Okullar çoğu zaman:
Akademik başarıya odaklı
Duygusal ihtiyaçları ikinci plana atan
Sorun davranışı “disiplin” başlığıyla ele alan
yapılardır.
Ancak ergenin ihtiyacı:
Görülmek
Anlaşılmak
Değerli hissetmek
Okul bu ihtiyacı karşılayamazsa, ergen okul dışı yapılara yönelir.
7. ÇETELEŞME VE ÖFKE: BİR “TEHLİKE” DEĞİL, BİR ALARM
Çeteleşme ve öfke problemleri şunu söyler:
“Bu çocuk bağ kuramıyor, kendini güvende hissetmiyor ve görülmüyor.”
Bu yüzden bu davranışlar:
Bastırılacak değil
Anlaşılacak
Müdahale edilecek
sinyallerdir.
SONUÇ:
“BU ÇOCUKLAR KÖTÜ DEĞİL, KAYBOLMUŞ”
Ergen çeteleşmesi ve öfke patlamaları:
Aile
Okul
Toplum
üçgeninde oluşan boşlukların sonucudur.
En büyük risk nedir?
Sadece cezalandırmak, etiketlemek, “Problemli çocuk” demek
En güçlü koruyucu faktör nedir?
Güvenli bağ, anlaşıldığını hissetmek, sağlıklı aidiyet alanları oluşturmak



Yorumlar