Anne Baba olarak çocuklarınıza karşı tutumlarınız onların hayatlarını şekillendiriyor.

Evet onların temel ihtiyaçlarını karşılıyor olabiliriz ancak onlar için SEVGİ ve GÜVEN

çok önemli iki duygu.

 

 

Çocuklar evde hangi koşullarda yetiştiriliyorsa, aile içindeki ilişkileri nasılsa aile dışındaki çevresinde de öyle ilişki kurmaktadır. Burada aile fertlerin birbirleriyle ilişkileri ve iletişimleri çocuğun dış dünyada kuracağı ilişkileri etkilemektedir.


 

Şimdi bazı AİLE TUTUMLARINA bakalım.


 

=>Güven veren destekleyen Aile


 

Bu aile yapısında çocuğa karşı hoşgörü vardır ve çocuk olduğu gibi kabul edilip desteklenmektedir. Ebeveynler, çocuklarına sevgilerini ve ilgilerini gösterirler. Dikkatli takiple çocuklarının yeteneklerini keşfederler ve bu yeteneklerini geliştirebilecekleri ortamlar hazırlarlar. Aile içinde şeffaflık olduğundangüven bağıda kurulmuş olur.

Aile içi iletişim çocuklar için önemlidir, bu yüzden çocuk susmaya değil konuşmaya teşvik edilir. Ebeveynler çocuğun düşünceleri mantıksız ve basit de olsa onları dinlerler. Çocuk hakkında alınacak kararlarda kendisine farklı seçenekler sunarlar ve kararı ona bırakırlar. Sergilediği davranışların sonucunu görmesine ve ders almasına izin verirler. Ancak bu çocuk istediğini yapabilir demek değil. Ebeveyn, kurallar ve sınırlar belli olduğundan çocuğu nerede hangi davranışı sergileyeceğini bilir.

Evde uyulacak kurallara birlikte karar verin ancak sizde mutlaka bu kurallara uyun. Aksi takdirde çocuk kuralları bozmayı çiğnemeyi en başta evde öğrenir. Birlikte belirleyeceğiniz sınırlar çerçevesinde ona özgürlük hakkı tanıyın.


 

Çocukların ilk MODEL aldıkları kişiler aile içi bireylerdir. Bundan dolayı onlara iyi bir Model olunuz.  Onların yapmasını istemediklerini sizde yapmayın.


 

Bu tip aile yapısı içinde yetişen çocuklar sosyalleşirler, sosyal açıdan dengeli ve mutlu birey olurlar. Özgüvenleri yüksek olur ve sorumluluk alabilirler. Yaratıcı ve bağımsız olurlar ayrıca kurallara uyarlar. (Örneğin: Okul kuralları)


 

=>Otoriter Aile


 

Bu aile yapısında kurgu çocuğun uslu olması üzerinedir. Uslu olursa doğal olarak karşıladığımız haklara sahip olur. Çocuğun her davranışı göze batar ve cezalandırılır. Evde kararlara ortak edilmez, fikri alınmaz ve kararları ebeveynler verir. Çocukları ile iletişim ve etkileşimleri yetersiz ve serttir. Çocuğun kendini ifade etmesine, hatta savunmasına dahi izin verilmez.


 

Bu şekilde yetişen çocuk stresli tedirgin, çekingen, kendi başlarına karar veremeyen ve sürekli eleştirildiğinden dolayı aşağılık duygusu hisseden çocuklar olurlar. Maalesef buçocuklar özgüvensiz ve akran zorbalığınaaçık hale gelirler.


 

=>Serbest Aile

Çocuğun doğru ve yanlışı kendisinin öğrenmesi tabi ki iyidir ancak neyi yapması neyi yapmaması hakkında bilgi verilmelidir. Aile içinde çocuğun hakları sınırsızdır. Çocuğa kurallar konmaz bundan dolayı çocuk nerede duracağını bilmez. Çocuk kurallara uymaz bunun yanında aile kuralları uygulama ve denetlemede tutarsız davranır. Yani bugün doğru bulmadığı bir davranışa diğer gün hiç ses çıkarmaz.


 

Bu çocuklar genel de anne-babayı kendi denetimi altına alırlar. Duyarız da bunu. Aile şöyle bir serzenişte bulunur.“Biz onu değil o bizi yönetiyor.”Her istediklerini elde ettikleri için de doyumsuz olurlar.

Kurallara uymayı öğrenmediği için okula başladıklarında hayal kırıklığına uğrar ve mutsuz olurlar. Zira okulun kuralları vardır. Kurallara uymayan ve denetlenemeyen bir öğrenci olduğundan dolayı sık sık disiplin cezası ve hatta okuldan atılmaya kadar giden eğitim süreci ile karşılaşırız. Burada bu duruma şu cevabı veren ebeveynler de olabiliyor.“Biz seni daha iyi bir okula yazdırırız.”


 

=>Aşırı koruyan Aile


 

“Bu çocuğun üzerine titredik niye böyle oldu?”sorusu tanıdık geliyordur size de. İşte bu sorunun cevabını verelim. Çocuğa zarar gelebilecek ortamlardan kaçınan, ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta olmasın, yorulmasın, mikrop kapmasın diye tüm aile (anne-baba, aile büyüklerinin ellerinden gelen tüm gayreti gösterdikleri “fanus çocuklar” diyebiliriz.

Bu çocukların gelişimine göre davranmasına izin verilmediği için genç kız ya da delikanlılar arasında halen çocuk gibi konuşan, davrananlarla karşılaşabiliriz.


 

Bu çocuklar aşırı bağımlı yetişiyorlar. Özgüvenleri gelişmemiş oluyor.  Toplum tarafından kabul edilmeleri zorlaştığından gruplara kabul edilmeleri zorlaşır ve sosyal gelişimi zedelenir. 

Tek başlarına karar alamazlar.


 

Genelde geç olan çocuk, ileri yaşta gelen çocuk, tek çocuk, tek torunlarda görülür.


 

Eğer detaya inersek tabi ki daha farklı aile tipleri vardır ancak burada bunlardan bazılarından bahsetmek istedik.